Anasayfa  ›  Web Tasarım

Web Tasarım

Web tasarım çalışmamız basılı kataloğu ekrana taşımakla başlar; renk, desen ve ölçü seçenekleri yormadan gösterilir, teklif formu doğru kişinin önüne düşecek biçimde kurulur.

Telefon ekranı: Web Tasarım

Web Tasarım Bir Atölyenin ya da Fabrikanın Ürün Kataloğunu Ekrana Nasıl Taşır?

Atölyenin rafındaki basılı katalog her yıl biraz daha yıpranır: kalkan ürünün üstü tükenmez kalemle çizilir, yeni gelenin fotoğrafı arka kapağa iliştirilir, değişen ölçü kenara elle yazılır. Müşteri de onu baştan sona okumaz; aradığı bölümü bulana kadar sayfaları hızla çevirir. Web tasarım, kataloğu ekrana taşırken basılı sayfaların sırasını değil, müşterinin bu arayışını esas alır.

İlk karar menüdür, yani sitenin her sayfasında duran bölüm başlıklarıdır. Basılı katalogda bölümler üretim sırasına ya da ürün koduna göre dizilmiş olabilir; müşteri ise kullanım yerine göre düşünür. Bu yüzden menüye üretimin değil alıcının kelimeleri yazılır: sofra takımları, duvar ve zemin karoları, çini panolar, hediyelik parçalar. Bölümler beşi altıyı pek geçmez; telefonda menü açıldığında hepsi kaydırmadan görünmelidir.

İkinci karar sayfa sayısıdır: her ürün grubuna bir sayfa mı, her ürüne ayrı sayfa mı? Ölçüt, müşterinin o ürünü tek başına sipariş edip etmediğidir. Tek tek sorulan, ayrı teklif istenen ürün kendi sayfasını alır; takım hâlinde ya da çeşit olarak satılanlar grup sayfasında alt alta durur. Büyük bir çini pano kendi sayfasını hak eder; yirmi benzer kâse etmez.

Arama kutusu ve filtre, yani ürünleri renge, ölçüye ya da kullanım yerine göre daraltan seçenekler, ancak ürün sayısı gerektirdiğinde konur. Otuz ürünlük bir katalogda filtre, ziyaretçinin önüne tek ürünlük listeler ya da bomboş bir sayfa çıkarır; düzgün bir menü yeter. Yüzlerce kalemi olan bir fabrikada ise filtresiz katalog içinden çıkılmaz bir yığına döner. Eşiğin nerede durduğuna ürün listenize bakarak karar veririz.

Basılı katalog atılmaz. Fuarda dağıtılan, bayiye gönderilen, mimarın dosyasına giren hâli PDF olarak, yani basılı sayfaların ekranda açılan kopyası olarak sitede kalır; her grup sayfasının sonunda o bölümün kataloğunu indirme bağlantısı durur. Fark şudur: PDF artık sitenin tek kapısı değil, isteyenin alıp götürdüğü bir kopyadır. Ürünü arayan kişi önce sayfayı bulur, sayfada sizi arayacağı düğmeyi görür; dosya ikinci adımdır.

İşe kataloğunuzu sayfa sayfa okuyarak başlarız: hangi ürün hâlâ üretiliyor, hangisi kalktı, hangi ölçü değişti, hangisinin fotoğrafı yeniden çekilmeli? Çıkan liste sitenin iskeletidir. Web tasarım tarafında menü, grup sayfaları ve ürün kartları bu iskelete göre çizilir. Teslimden sonra ürün eklemeyi ya da kaldırmayı, kataloğun yeni baskısını beklemeden, kendi başınıza ve birkaç dokunuşla yapabilmelisiniz.

Renk, Desen ve Ölçü Seçenekleri Ziyaretçiyi Yormadan Nasıl Gösterilir?

Aynı kâse beş renkte, üç boyda ve iki desende üretiliyorsa ortada otuz ayrı ürün varmış gibi görünür. Her birine ayrı sayfa açıldığında ziyaretçi birbirinin neredeyse eşi otuz kutu arasında dolaşır, hangisine baktığını unutur. Çözüm, kâseyi tek sayfada göstermektir: ürün ortada durur, seçenekler çevresine dizilir. Renk için küçük renk kutucukları, boy için düğmeler, desen için küçük örnek resimler kullanılır.

Seçim yapıldığında sayfa cevap vermelidir. Maviye dokunan ziyaretçi mavi kâsenin fotoğrafını görür; büyük boyu seçince ölçü satırı ve varsa ürün kodu değişir. Üretilmeyen bir birleşim, örneğin yalnızca küçük boyda yapılan bir desen, seçilemez hâlde ve soluk görünür; ziyaretçi olmayan bir ürünü istemeye kalkmaz. Hangi seçeneğin seçili olduğu, kutucuğun çevresindeki belirgin bir çizgiyle her an belli olmalıdır.

Renk, ekranda en zor gösterilen şeydir. Fotoğraflar aynı ışıkta, aynı zeminde ve gün ışığına yakın bir aydınlatmayla çekilir; yoksa turkuaz bir karede yeşile, ötekinde maviye döner. Her ekran rengi biraz farklı gösterdiği için sayfaya bunu söyleyen dürüst bir not eklenir. El işi parçalarda desenin ve rengin parçadan parçaya küçük farklar taşıdığı da yazılır; önceden bilen müşteri bunu kusur saymaz.

Ölçü için en uygun araç küçük bir tablodur: her boyun çapı, yüksekliği, hacmi ya da kapladığı alan yan yana yazılır. Rakam tek başına yetmez; kâsenin bir elin içinde ya da bir tabağın yanında çekilmiş fotoğrafı, büyüklüğü rakamdan daha çabuk anlatır. Karo gibi metrekareyle alınan ürünlerde bir kutudan kaç parça çıktığı ve kaç metrekare kapladığı da aynı tabloda durur.

Telefonda bütün bunlar tek sütuna iner ve sıra önem kazanır: önce fotoğraf, hemen altında seçenekler, sonra ölçü tablosu, en sonda uzun açıklama. Renk kutucukları başparmakla şaşırmadan seçilecek kadar iri olur; yan yana sığmayanlar alt satıra geçer, yana kaydırılan gizli bir şeride saklanmaz. Fotoğraf dokununca büyür, iki parmakla yakınlaştırılabilir. Seçilen birleşim, teklif ya da sipariş düğmesinin yanında yazıyla da görünür.

Seçenekleri böyle kurmanın size de yararı vardır. Yeni bir renk üretmeye başladığınızda yeni sayfa açmazsınız; var olan sayfaya bir kutucuk ve bir fotoğraf eklersiniz. Kalkan renk tek dokunuşla gizlenir. Web tasarım çalışması sürerken hangi özelliğin seçenek, hangisinin ayrı ürün sayılacağını sizinle birlikte belirleriz. Ayrımı müşterinin dili yapar: iki şeyi aynı ürünün çeşidi olarak anıyorsa seçenektir, ayrı adla soruyorsa ayrı üründür.

Teklif İsteme Formu Kaç Soru Sormalı, Gelen Talep Kimin Önüne Düşmelidir?

Toptan alım yapacak bir bayi ya da otelinin banyolarını döşetecek bir yatırımcı sepete ürün atmaz; teklif ister. Bu ziyaretçi için sitenin en önemli sayfası teklif formu, yani doldurup size gönderdiği birkaç kutucuktur. Formun işi, ilk cevabı yazabilmeniz için gereken bilgiyi almak ve fazlasını istememektir. Fazla soru formu uzatır ve doldurmaktan vazgeçirir; eksik soru ise aynı şeyi telefonda yeniden sordurur.

Gerçekten gereken sorular çoğu işte beşi geçmez: kim olduğu, kendisine nasıl ulaşılacağı, hangi ürün ya da ürün grubuyla ilgilendiği, yaklaşık miktar ve teslim edilecek il. Ayrıntı yazmak isteyen için bir açıklama alanı, plan ya da liste göndermek isteyen için dosya ekleme yeri bulunur; mimar çizimini, bayi sipariş listesini oradan iletir. Vergi numarası ve şirket unvanı gibi sorular ilk görüşmeye bırakılır.

Formun arkası önünden önemlidir: gönderilen talep nereye düşüyor? Tek bir çalışanın kişisel e-posta adresine giden talep, o kişi izne çıktığında ya da işten ayrıldığında sessizce kaybolur. Doğrusu, talebin satışla ilgilenen herkesin gördüğü ortak bir kutuya gitmesidir. Gönderilen her form ayrıca sitenin içindeki bir listeye de işlenir; böylece e-posta yolda kalsa bile talep kayıtta durur ve sonradan bulunabilir.

Gönderen kişi ekranda ve e-postasında kısa bir karşılık görmelidir: talebin ulaştığını, kimin döneceğini ve hangi gün ve saatlerde cevap yazıldığını söyleyen iki üç satır. “En kısa sürede dönüş yapılacaktır” kalıbı bir süre bildirmez. “Hafta içi gelen taleplere aynı gün ya da ertesi iş günü cevap veriyoruz” diyebiliyorsanız yazın; tutamayacağınız bir süreyi ise hiç yazmayın.

Kimin cevap vereceği formdan önce kararlaştırılır. Talebin önüne düştüğü kişi fiyat verebilen, stok ve üretim süresini bilen biri olmalıdır; yoksa talep masadan masaya dolaşır. O kişi yokken kimin bakacağı da bellidir. Toptan ve perakende soruları ayrı kişiler cevaplıyorsa form, baştaki tek bir seçimle talebi doğru kişiye yollar. Geç kalmış iyi bir cevap, çoğu zaman başkasına verilmiş bir siparişle karşılaşır.

Form kurulduktan sonra onu sizinle birlikte deneriz: telefondan bir talep gönderilir, ortak kutuya düştüğü, karşılık iletisinin gereksiz klasörüne gitmediği ve eklenen dosyanın açıldığı görülür. Aynı denemeyi e-posta adresi ya da sitenin durduğu firma değiştiğinde yineleriz. Web tasarım emeğinin bu parçası ekranda en az yer kaplayan, kazanca en yakın duran parçadır; talebi size ulaştırmayan güzel bir katalog yalnızca bir albümdür.

Kaplıca ya da Termal Otel Sitesinde Misafir Karar Vermeden Önce Neyi Görmek İster?

Termal otelin sitesini açan misafirlerin hiçbiri aynı şeyi aramaz. Anne babasını getirecek olan evlat merdiveni sorar, çocuklu aile havuzun derinliğini, hafta sonu için gelen çift odadaki küveti. Hepsi aynı siteye bakar ve her biri başka bir satırı arar. İyi kurulmuş bir kaplıca sitesi bu soruların cevabını misafire telefon açtırmadan, ilk birkaç dokunuşta verir.

Odalar için misafirin görmek istediği şey bellidir: kaç kişilik olduğu, yatakların düzeni, odada termal su bulunup bulunmadığı, banyoda küvet mi duş mu olduğu, kaçıncı katta durduğu ve asansör olup olmadığı. Her oda tipinin kendi fotoğrafları ve kendi kısa listesi olur. “Konforlu ve ferah odalar” demek yerine odanın büyüklüğünü ve pencerenin nereye baktığını yazmak, karar vermeyi kolaylaştırır.

Havuzlar kendi sayfasında anlatılır. Kaç havuz olduğu, hangisinin kapalı, hangisinin açık olduğu, varsa kadınlara ve erkeklere ayrılmış saatler ya da bölümler, çocukların hangi havuza girebildiği, suyun yaklaşık sıcaklığı ve havuzların açık olduğu saatler yazılır. Özel aile banyosu kiralanabiliyorsa nasıl ayırtılacağı da belirtilir. Bu bilgiler değiştikçe sayfa da değişir; eski bir saat, misafiri kapalı bir kapının önünde bırakır.

Ardından neyin dâhil olduğu gelir: kahvaltı ve akşam yemeği, havuz kullanımı, bornoz ve havlu, otopark. Ayrıca ücretlendirilen hizmetler gizlenmez, ayrı bir satırda sayılır. Ulaşım da aynı açıklıkla anlatılır: Eynal’a, Yoncalı’ya ya da Ilıca’ya ilk kez gelen sürücü hangi sapaktan döner, kışın yol nasıldır, otobüsle gelen misafir terminalden tesise nasıl ulaşır? Haritada yol tarifini açan düğme sayfanın başında durur.

Fotoğraflar dürüst olmalıdır. Havuz, misafirin göreceği ışıkta ve büyüklükte çekilir. Geniş açıyla olduğundan büyük gösterilen bir havuz ilk gün hayal kırıklığı yaratır; bu da yorumlara yansıyabilir. Tesisin kime uyduğu da açıkça söylenir: sakinlik arayan yaşlı misafire mi, çocuklu ailelere mi, kalabalık gruplara mı? Herkese uygun olduğunu söyleyen bir yer kimseye söz vermemiş olur; doğru misafir kendini tarifte bulmalıdır.

Sağlık konusunda sitede ölçülü konuşulur. Suyun şu ya da bu rahatsızlığa iyi geldiğini yazmayız; bir sağlık sorunu olan misafire, gelmeden önce kendi hekimine danışmasını öneren bir satır koyarız. Web tasarım bittiğinde bu sayfaların hepsini telefonda, bir misafir gibi deneriz. Tesisinizin sitesi bugün bu soruların kaçına cevap veriyor? Site adresinizi bize yazın; ücretsiz karneyi hazırlayıp eksik kalan satırları gösterelim.

Sıkça Sorulan Sorular
Basılı kataloğumdaki fotoğrafları sitede de kullanabilir miyim, yeniden çekim şart mı?

Baskı için çekilmiş fotoğrafların özgün dosyaları elinizdeyse bunların çoğu sitede de kullanılabilir; yeterince büyük ve temizdirler. Katalog sayfasından kesilip alınmış görüntüler ise bulanık çıkar. Eksik renkler ve yakın plan ayrıntılar için küçük bir ek çekim yeter. Hangi ürünlerin yeniden çekilmesi gerektiğini liste hâlinde bildiririz.

Fotoğrafı olmayan renk için küçük bir renk örneği ve adı gösterilir, yanına fotoğrafının sonradan ekleneceği notu düşülür. Başka bir rengin fotoğrafını bilgisayarda boyayarak göstermeyi önermeyiz; gerçek ürünle ekrandaki görüntü tutmaz. Önce en çok istenen birkaç rengi çekip ötekileri üretildikçe eklemek sağlam bir yoldur.

Bir ölçüde vardır. Formda yaklaşık miktarı ve teslim ilini sormak, yalnızca merak edenleri azaltır. Alım yapılabilecek en düşük miktarı formun üstüne açıkça yazmak da işe yarar. Soruları çoğaltarak ayıklamaya çalışmak ise ciddi alıcıyı da kaçırır; birkaç boş talebe cevap yazmak, iyi bir siparişi kaçırmaktan ucuzdur.

Olduğundan iyi gösterilen oda misafiri bir kez getirir, ikinci kez getirmez. Odayı temiz, toplu ve iyi ışıkta çekmek yeter; eski ama bakımlı bir oda dürüstçe gösterildiğinde kendi misafirini bulabilir. Yenilenen bölümler varsa ayrıca belirtilir. Güçlü yanınız havuz ya da konumsa sayfa onunla açılır.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.